Gazi Mihal Köprüsü'nün Edirne yönündedir. 1429'da yapılmıştır. Mahalle mescidi olup, kesme teşten, tek kubbeli bir yapıdır. Taçkapıdaki Taş işçilik ilginçtir. İçten duvarlar rumi bordürlü altıgen çini Panolarla kaplıdır. Yer yer çinili alçı mihrap, sekizgen geçmeler, Geometrelik bordürler ve rumi motiflerle süslüdür.
Bu caminin yerinde önceleri bir medresenin bulunduğu ve ünlü hukukçulardan Molla Hüsrev'in burada müderrislik yaptığı bilinir. Camiyi Musa Çelebi'nin Veziriazamı Kör Şah Melek Paşa yaptırmıştır. Minaresi Balkan Savaşında yıkılmış olup, yeniden yapılmıştır.
Camiyi yaptıran Şah Melek Paşa, Çelebi Sultan Mehmet ve 2. Murat dönemlerinde önemli devlet işlerinde bulunmuştur. Musa Çelebi Amasya valisi olarak görev yaptığı sırada onun lalasıdır. Mehmet Çelebi zamanında Rumeli’ nin fethinde büyük yararlılıklar gösterir. Kendisine Gelibolu kalesinin muhafızlığı görevi verilir. Ardından Rumeli Beylerbeyi görevine yükselir.
Gazi Mihal köprüsünün yanında yapılan cami, karşı kıyısındaki Gazi Mihal Camii ile komşudur. Bir avlu içinde yer almaktadır. Düzgün kesme taş malzeme ve tuğlanın malzeme olarak kullanılmasıyla inşa edilmiştir. Doğu cephesi ise kesme taştan çıkılmıştır. Özgün minaresi Balkan Savaşı’nda tahrip olmuş cami, Tunca nehrinin kabaran sularından da zaman zaman hasarlar yaşamıştır.
Kuzey cephenin doğu ucundaki taçkapı süslemeli ve cephe yüzeyine 1 mt. çıkıntılıdır. Mihrapta alçı süslemeler, çevresinde ayet kitabeleri yer alır. Taçkapısı, taş ve sırlı tuğla kullanılmış ilk örneklerdendir.
Avlusunda yer alan haziresinde Şah Melek Paşa yatmaktadır. Tunca nehrinin taşkınları sebebiyle dönem dönem su basan camiyle ilgili bu yönde bir söylence de cami ile ilgili anlatılan en bilindik özelliktir. Bu söylenceye göre, Kıbrıs Barış Harekatı zamanında görevli bir pilotumuz, onun manevi desteğiyle onun işaret ettiği hedeflere ateş ederek yararlılıklar gösterir. Manevi olarak kendisine görünen Şah Melek Paşa, görevi bitince birgün kendisini Edirne’ye gelip ziyaret etmesini ister. Bir süre sonra unuttuğunda ise paşa rüyalarına girer ve “Beni kurtar !” der. Rüyalar sıklaşınca, Edirne’ye gidip verdiği sözü tutma yolunu seçer. Caminin haziresinin sel suları altında olduğunu görünce rüyaları neye yoracağını fark eder ve hazirenin yeniden düzenlenip, bahçe duvarlarının yükseltilmesini sağlayarak üzerine düşen görevi yapmaya gayret eder.
Guzel
Gzl
Super