Aksarayda meydanda olmasi ve eski tarihleri barindirmasi acisindan cok guzel bir cami hem onu genis yer alani var hemse yaslilarin genclerin oturacagi oturaklar hemde camii ici cok genistir
Bir zamanlar belediyenin, görüntü kirliliği var diye arkasında bulunan toprağı kaldırtması ve caminin o yöne doğru çökmesi sonra oraya bilmem kaç ton demir atılması ve uzun süren tadilattan sonra tekrar açılmasının ardından, 1200 yıllarında yapılan bu caminin ambiyansı harikadır.
Osmanlı belgelerinde Karamanoğlu Mehmed Bey Camii adıyla geçen yapı, sonradan ulu cami olarak adlandırılmıştır. Yapım tarihi ve Yapan/yaptıran kişi hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. Yapının ilk defa Sultan I. Mesud zamanında (1116-1155) inşa edildiği ve II. Kılıçarslan döneminde (1155- 1192) onarıldığı kabul edilmektedir. Caminin minberi bu ilk yapıdan kalmıştır; üzerinde minberin ve yapının mimarı Hoca Nûştegin el-Cemâlî’nin ismi yazılıdır. Günümüzde Aksaray Müzesi’nde bulunan kitâbeye göre yapı, mimar Fîruz tarafından Karamanoğlu II. Mehmed Bey zamanında 811 (1408) yılında yenilenmiştir. Bazı araştırmacılar ise vakfiyelere dayanarak yapının inşasına Karamanoğlu Mehmed Bey zamanında başlandığı ve oğlu II. İbrâhim döneminde 834 (1431) yılında tamamlandığı, minberin de II. İbrâhim tarafından bir Selçuklu yapısından getirildiği ileri sürülmektedir. 1925’te mühendis Sâlih Bey tarafından kapsamlı bir şekilde onarılmış, son olarak 1980’de bakımdan geçirilmiştir. Yapının süsleme açısından en önemli kısmı ahşap minberidir. Selçuklu döneminin özgün örneklerinden biri olan minber kündekârî tekniğiyle yapılmış, sedef kakma ve kabartma süslemelerle değerlendirilmiştir.
Ulu cami, Karamanoğlu II. Mehmet Bey zamanında (1408–1409) başlamıştır. Oğlu II. İbrahim Bey zamanında (1424–1463) tamamlanmıştır. Caminin mimarı Mehmet Firuz Bey’dir. Cami 1482–1483 ve son zamanlarda birkaç defa tamir görmüştür. Bu tamirler günümüze kadar devam ederek gelmiş, Cami ile birlikte sık sık çevre düzenlemesi de yapıldığından, Merdivenle çıkılarak girilen camiye inilerek girilmeye başlanmıştır. Buda çevresinin dolgularla doldurulduğunu göstermektedir. 2006 yılında yapılan yeni çalışma ile cami gövdesi eski haline dönüştürülmüştür.
Belediyenin karşısında, güzel bir parkın içinde, kocaman bir avlusu olan (10 kasımda elektrik kabloları ortalık yerde ayak altında emniyetsiz bir şekilde) ancak çok güzel restore edilmiş, pencereler muhteşem kolon detayları olağanüstü, mihrap ve minber anlatılmaz. Emeği geçenlere teşekkürler.
Ulu camii, Karamanoğlu Camii adıylada bilinmektedir. Konum itibariyle Aksaray'ın merkezinde yer alır. 1408-1409 yıllarında Karamanoğlu Mehmet bey tarafından yaptırılmıştır.
Ulu camii, Karamanoğlu Camii adıylada bilinen Aksaray merkezinde yer alan camii. Yığma bir tepe üzerinde bulunan caminin kitabesinde, 1408-1409 yıllarında Karamanoğlu Mehmet bey tarafından Mimar Mehmet Firuz Bey'e yaptırılmış.
Huzur dolu bir Camii.. Uğradığınızda 2 rekat namaz kılıp o huzuru yakalamanız dileği ile
Aksaray Ulu Camii Aksaray’ın merkezinde yer alıyor. 1408-1409 yıllarında Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından Mimar Mehmet Firuz Bey’e yaptırıldığı biliniyor. Anadolu Selçuklu Beyliklerinin tipik süslemeleri ile bezenmiş batı portali ile iç mekana ve doğu kale duvarlarına girilen, diğer yanda sağlam payandalarla desteklenen cami, yatık dikdörtgen bir plana sahip. Mehmet Bey’in oğlu İbrahim Bey zamanında 1482-1483’de büyük tamiratlar görmüş. Bugünkü minaresi 1925’te yapılmış. Dış mekanda Selçuklu taş işçiliği kısmen kendini belli ediyor. İç mekanda ise muhteşem ahçap işçiliği ile Minber görenleri hayrete düşürüyor…
Çok sıkıcı bir şehir.. İnsanları çok ilgisiz. Aksaray'ın nesi meşhur diye yaklaşık 15 kişiye sormamıza rağmen kavak ağacı, münafık insanları gibi saçma sapan cevaplar aldık..Bir daha içinden dahi geçmeyi düşünmüyorum
Tarihi bir camii
Karamanoğullarından bir miras
Tarihi bir yer
Çok güzel.
Incredible architecture on a really on mosque