Tüylerim diken diken oldu Çok büyük doping oluyor 24 Haziran'ı dört gözle bekliyorum Bu vatan bizim
This place symbolizes the true bravery and patriotizm of a soldier and his fellow comrades driven by the mere faith and belief in Allah, to defend their country from the infidelity of britain, france and russia, and uphold high the flag of Turkey. A very great honour to have learn of such legendary and heroic soldiers. Your memories live on for ever.
Tek yıldız vermenden dolayı önce şehidimizden sonrada bu yazımı okuyanlar dan özür dilerim. Sebebi seyit onbaşı o kilolarca agırlıktaki mermiyi kucağında değil sırtında belinin üstünde taşımıştır.
Boylesi bir destanin yazildigi yer olarak bombos. Tum tabyalar kapali, 1 tane top var 1 tane heykel. Ne interaktif bir tur, ne bilgilendirici tabela. Neredeyse 6 yildir restorasyonda olan ama calisma gorulmeyen bir kale var. Dunya siyasi ve askeri tarihini degistiren, bir milletin bagimsizlik senedi olan bu tarih 15 temmuz kadar kiymet gormuyor. 15 temmuz anitlari kadar anit yok, bilgilendirme yok. Tarihini unutanlar tarihe gomulmeye mahkumdurlar. Burasi cok daha iyi ve aktif olabilir.
Seyit Onbaşı anıtını sağ tarafınıza alırsanız biraz ilersinde, sola doğru ayrılıp tepelere doğru tırmanan bir yol var. Bu yol sonrasinda patika yola dönüşüyor. Burada tepeden Kilitbahir ile birlikte tüm Çanakkale boğazını görebilirsiniz.
Seyit onbaşinin iki farkli heykeli var biri kucaginda biri sirtinda merminin neden acaba.Benim cektigim resim yeni daha bu yaz
Bu anıt alanı hem güzel hemde Canakkale anıları yaşıyor
Çanakkale'nin Her Yeri Bambaşka Bir İz ve Tarih Kokuyor. Buralarda İnsanın Tüyleri Ürperiyor. Ruh Hali Değişiyor ve Hiç Geri Dönmek İstemiyor. Allah'ıma Şükürler Olsun ki Buraları Görebilmeyi Nasiplenebilmeyi Bana Nasip Etti. İşte Bu Vatan Diye Başlayan Her Söz Var Ya! O Sözlerin Temeli İşte Burada Atıldı. Unutmayalım. Unutturmayalım. Gelecek Nesillerimize Aşılayalım. Böyle Bir Tarih Hiç bir Medeniyette Yok. Kıymetini Bilelim. Rabbim Bizleri de Onların Mertebesine Ulaştırsın
Allah razı olsun Seyit Onbaşından
Seyit Onbaşı Heykeli
Rumeli Mecidiye Tabyası’nda bulunmaktadır. Boğaz’ı geçip İstanbul’a ulaşmayı amaçlayan müttefik armadasına 18 Mart1915 tarihinde kahramanca karşı koyan tüm Mehmetçiklerimizin ve bu noktada Seyit Onbaşı’nın kahramanlığını sembolize etmek için yapılmıştır. Ayrıca Mecidiye Tabyası’nın deniz tarafında yol kenarında heykeltıraş Hüseyin Anka Özkan tarafından yapılan bir heykelidaha bulunmaktadır.1889 Edremit Havran ilçesi Manastır köyünde (köy sırasıyla Çamlık sonrasında da Koca Seyit köyü adını almıştır) doğan Topçu Onbaşı Seyit’in babasının adı Abdurrahman, annesinin adı Emine’dir. Kayıtlara göre: Çanakkale Müstahkem Mevkiindeki askerliği “Ağır topçu neferi” olarak 1914 yılında başlamış, 1918 yılında sona ermiştir. 1934 Soyadı Kanunu ile “Çabuk” soyadını almıştır. Terhis olduktan sonra köyüne dönmüş, dağlarda odun kömürü yapıp satarak geçimini sağlamakta iken, yakalandığı zatürre hastalığından kurtulamayarak 1 Aralık 1939 tarihinde,50 yaşında vefat etmiştir. Günümüzde mezarı kendi köyünde yer almaktadır.
Kaynak:
catab.kulturturizm.go v.tr/TR,129464/seyit-onbasi-heykeli.html
Gel ve mutlaka gör
Vatan evladı Seyit Onbaşı, mekanın cennet olsun.
Bir tarih yatıyor. Daha fazla özen göstermemiz lazim
çok güzel bir yer. Buraya çocukken gitmiştim. Umarım bir daha gitmek nasip olur
Çanakkale Muharebelerinin sembol isimlerinden Seyit Onbaşı 1939 yılında vefat etmiştir. Savaş sırasında Rumeli Mecidiye Tabyasında görevliydi. Boğazı geçmek isteyen İngiliz donanmasına ait savaş gemileri Nusret Mayın Gemisinin döktüğü mayınlar sayesinde ciddi yaralar almış, çoğu batmış vaziyetteydi. Sadece bir tanesi yoluna öyle ya da böyle devam ediyordu. Bu savaş gemisi İngiliz bandrollü "Ocean" isimli zırhlıydı. Bulunduğu mevkideki askerlerin tümünün şehit olduğunu gören Seyit Onbaşı 275 kg ağırlığındaki top mermisini tek başına kucaklayıp kaldırdı, namluya sürdü ve mermiyi ateşledi. Mermi Ocean zırhlısının tam dümenine isabet etti. Böylece İngiliz zırhlısı boğazın serin sularına gömüldü. İnsan üstü bir gayretle mermiyi kaldırması ve zırhlıyı tek atışta batırması Seyit Onbaşıyı unutulmazlar arasına koydu. Bombayı taşır vaziyete bir anıtı bugün mecidiye tabyasının bulunduğu yere dikilmiştir.
Eğitim o cephe bu cephe askerliğin 6.yılında 1915’te görev yeri Çanakkale Rumeli Mecidiye Bataryasıdır. Çanakkale Savaşlarının ilk adımı olan 18 Mart 1915 İtilaf Devletleri Donanma Zırhları bizim en güçlü bataryalarımızdan Hamidiye Dardonos Baykuş Rumeli Mecidiye Bataryası’ndan atılan 28’lik bir mermi düşman sancak gemisi Queen Elizabeth e isabet eder. Zırhlı bir müddet sonra bütün namluları Rumeli Mecidiye Bataryamıza yöneltir ve bataryamız susar. Tek hayatta kalan batarya komutanı Yüzbaşı Hilmi Bey kahraman evlatlarını kaybetmenin hüznü içindedir. O anda bir ses Komutanım beni kurtarın! O sese doğru giden komutan toprağı eşeler ve ilk kurtulan er Niğdeli Ali’dir. Komutan ve Ali şehit ve yaralıları toplarken toprak üzerinde dikili duran bir ayağa rastlarlar ve hemen toprağı kazıp çıkarırlar toprak altında oksijensizlikten baygın olan Seyit’tir. Komutan ve Yüzbaşı Hilmi Bey Niğdeli Ali’ye Evladım bu kurtarma işleri ikimizle olmayacak sen Seyit in yanından ayrılma Boğaz Komutanlığı’ndan yardım gelene kadar ben yakın birliklerden yardım almaya gidiyorum. Bir müddet sonra kendine gelen şoku atlatan Koca Seyit Ali ne oldu anlatsana arkadaşlarım komutanım toplarımız nerde? Diye sorarken gözü ayakta kalan tek topa takılır yattığı yerden oturarak doğrulduğunda etrafı süzer bakar ki arkadaşlarının vücutları etrafa dağılmış bu manzara karşısında bir yanar dağın lavları gibi püsküren Koca Seyit ayakta topa doğru koşar Niğdeli Ali şaşkındır Seyit bakar ki top sağlam yalnız mermiyi kaldıracak mataforası (Vinci) bozuktur. İşte o anda vatan millet sevgisi bayrak sancak sevgisi ve inancın çelikleştirdiği yerde duran 275 kg’lık mermiyi Niğdeli Ali yardımıyla kucaklayarak iki metre yükseklikte bulunan topun merdivenlerinden çıkarır. Mermiyi namluya sürer ve infilak ettirir. Niğdeli Ali bu merminin hedefe isabet görebilmek için gözetleme yerine gitmiştir. Gördüğü manzara düşmanın Ocean zırhlısına tam isabet kaydedilmiştir. Bu zırhlı o günkü 18 Mart Deniz Savaşın’da batırılan üç zırhlıdan biridir. Bu olay bütün savaş sahalarında yankılar uyandırmış ve sevinç yaratmıştır.