Maalesef kalp damar açıl servis bekleme salonunu sokakta yaşayan evsizler basmış içeriye girip beklemek mümkün değil her yer pislik içinde bütün oturanlara yatmış uyuyorlar akşam 9 sonra işgal başlıyor yetkililere söylüyorsun ilgilenen yok
24 Ocak 1985' te zamanın Başbakanı Turgut ÖZAL tarafından Sağlık Bakanı Mehmet AYDIN'a verilen direktif üzerine; İstanbul' da özellikle Koroner Bypass ağırlıklı bir Kardiyovasküler merkezin kurulması, bu alanda ki büyük boşluğun doldurulması ve Koroner Bypass ameliyatı için yurt dışına hasta akımının azaltılması amacı ile Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi'nden Dr. Kemal BEYAZIT, Dr. Mehmet ÖZDEMİR ile Dr. Cevat YAKUT ve arkadaşları görevlendirilmiştir. Kurulacak bu merkez için de Kadıköy Koşuyolu’ nda faaliyet gösteren "Tüberküloz Dışı Göğüs Hastalıkları ve Astım Hastanesi" düşünülmüştür. Bu merkez Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesinin desteğiyle Kardiyovasküler hastalıkların tanı ve tedavisine başlamıştır.
15 Eylül 1986' dan itibaren Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi desteğinden ayrılarak Doç. Dr. Yalçın GÜRAN Baştabipliğinde bağımsız bir Kardiyovasküler merkezi olarak çalışmaya başlamıştır. Hastalarının tam güveni ve genç ekibin heyecanlı ve özverili çalışmaları sonucu ilk 100 açık kalp ameliyatı herhangi bir hasta kaybı olmaksızın başarılmıştır.
Koşuyolu Kalp ve Araştırma Hastanesi kendi kuruluş gerekçesi olan, İstanbul' da o zaman mevcut olmayan Kardiyovasküler Cerrahi ve Girişimsel Kardiyoloji alanındaki boşluğu kısa zamanda doldurmuş, gerek başvuran gerekse teşhis ve tedavisi yapılan hasta sayısı hızla artmıştır.
1987 yılında "Tüberküloz Dışı Göğüs Hastalıkları ve Astım Hastanesi" adı önce "Kalp ve Astım Hastanesi" müteakiben "Koşuyolu Kalp ve Araştırma Hastanesi" adını alarak, 12853 m2 kapalı alan ve 186 yatak kapasitesiyle 2005 yılına kadar Koşuyolu’ nda hizmet vermeye devam etmiştir.
1988 yılına kadar modern bir kan bankası, hastane binasına yeni bir blok ilavesi ile "Acil Revaskülarizasyon Birimi" organizasyonunun gerçekleştirilmesi, merkezi sıvı oksijen tankının kurulması, ameliyathane, yoğun bakımlar, kan gazları ve diğer laboratuvarların araç ve gereç temini gerçekleştirilmiştir. Bu arada tarihi köşklerin restorasyonunu da yaparak tarihi ve milli bir görevi yerine getirmiştir.
Koşuyolu Hastanesinin kuruluş aşamasında ilk faaliyetlerden biri deneysel cerrahi için bir hayvan laboratuvarı olmuştur. Burada keçiler üzerinde akut ve kronik hayvansal deney olarak "Kardiyomiyoplasti Ameliyatının Deneysel Modeli" ilk proje olarak gerçekleştirilmiştir.
Klinik araştırma ve Kardiyovasküler cerrahide Türkiye' de çağdaş gelişmeyi yakalama ve en karmaşık cerrahi tedavi yöntemlerinin yerleşmesinde ve koroner cerrahisinin ilk geniş uygulamasının başlatılmasında en aktif uygulayıcıları Koşuyolu ekibi olmuştur.
Koşuyolu ekibi, İstanbul' da kalp cerrahisinde yeni ivmeler kazandırarak tarihi bir görev yerine getirmişlerdir. Birçok karmaşık operasyon ve cerrahi işlemi başarmıştır. Aortik cerrahide özellikle Dissekan Aorta Anevrizmalarının tedavisinde dünyanın sayılı başarılı serilerinden birisini elde etmiştir.
Eşimin kolonoskopisi için gastroenteroloji servisinden sevk alarak gittik. Gastroenteroloji servisi son derece temiz. Hastabakıcılar son derece özenli ve ilgili. Kolonoskopi anestezi altında yapılıyor ve hiç bir şey hissetmiyor hasta. Sonrasında istediğiniz kadar dinlenip çıkabilirsiniz. Acilin hemen yanında olduğu için tekerlekli sandalyeyi oradan temin etmenizi öneririm. Çünkü serviste bulmak zor olabilir. Diğer kısımları bilmiyorum ama bu bölümü öneriyorum.
Cengiz Köksal'a puanım -1
Şimdiye ölmüş olabilirdim
Aklınız varsa kaçııınn 3 ay 3 ay oyalandım
Kalp nakline kadar gidebilirdim
İçimde kalmıştı resmen bilginize..
Canınızı seviyorsanız sakın oraya gitmeyin acilde bile doğru düzgün doktor yok acilde sonuç göstermek için tam 2 saat doktor bekledik 5 sefer çağırdık gelmedi boşuna zaman kaybetmeyin
bir sabah kalktığımda ağzımdan et gibi bir şey çıktı bir baktım yastığım ağzım kan durdurdum bir şekilde bildiğiniz elime lastik gibi küçük bir et parçası geldi bir kanıt olarak fotoğrafını çekmiştim gittim bu lanet olası hastaneye ilk doktor başka bir doktora yönlendirdi biraz bekledim berlerken iki stajyer veyahut çalışan 2 arkadaş vardı onlarla belki konuşunca az buçuk açılır kendine gelir diye konuştum orada ki ablamız taş çatlasın benden 3 yaş büyüktür bel kide aynı yaştayızdır bilemiyorum kendisine sabah kalktığımda ağzım kandı dedim dişimin arasından bir et gibi bir şey geldi dedim yüzüme aval aval baktı baktım inanmadı yüz ifadesi mimikleri her şeyinden belliydi fotoğrafı gösterdim mal gibi baka kaldı böyle ilgi mi olur lan ha lanet olsun böyle hastaneye lan eğer gidecek olursanız pendik araştırma hastanesine gidin
Gece fenalaşan tansiyon hastasını yoğun bakıma alıyorlar öğlen 13:00-15:00 arası bilgi verilecek denilip size hiçbir şekilde bilgi vermiyorlar, böyle bir saçmalık olamaz, bir an önce düzeltilsin bu uygulama.
Böyle rezalet bir hastane yönetimi olamaz. Sağlık açısından şüphelerim var lakin en büyük sıkıntımız hastamızı hiçbir şekilde göstermiyorlar yoğun bakımda diye. Diğer yoğun bakımlarda sıkıntı yok herkes hastasını canlı canlı görüyorlar. Birkez gösterdiler o kadar. Her kafadan ayri bir ses çıkıyor . Yönetim açısından berbat bir yönetim var. Allah kimseyi hastaneye düşürmesin ama bu hastaneye hiç düşürmesin
Babaannem bir gece fenalaştı, doktorunun olduğu koşuyolu hastanesine gitti. Şekeri yükseldi ve 40 derece ateşi vardı. Gece 12 den sabah 9'a kadar bekleme yerinde bekletmişler. Felç geçirdi. Utanmadan kadını yatırdılar, 2 hafta Almanyaya getirebilmek için bekledik. O esnada hemşirelerinden tut doktorlarına kadar küstahça konuşmaları, ihmalleri bizi çıldırttı. Serumu bir gün kolunda unutmuşlar kadının. Annem hemşireye değiştirmesini rica edince gözlerini çevirip "öff ölmez ya bekleyin" demesi, doktorun telefonla başka doktora rapor verirken "bir şeyi yok seni beni öldürür bu" demesi. Kadının altını temizlemek için bizim bakıcı getirmemiz. Hemşirenin babaanneme "koca kadınsın niye altına yapıyorsun tut kendini biraz" diye azarlaması. Fizik tedavi için tek bir doktorun bile olmaması.. BABAANNEMİ YAŞI GELMİŞ KÖYE GÖTÜRÜN ÖLÜR DEMESİ DOKTORUN TAM BİR SKANDAL!!! Almanyada hastanede her yerini kontrol ettiler, vücudunda morluğa varıncaya incelendi. Aylarca bebek bakar gibi özenle itinayla baktılar babaanneme. Yürümesi, kendi başına yemek yemesi, spor yapması, konuşması için ayrı ayrı terapistler geldi. Altını iğrenmeden temizleyip krem sürdü hemşireler. Babaannem bize, beni seviyorlar yanağımı okşayıp üzülme tekrar düzeleceksin diyorlar diye sevinerek ilgilerini anlattı. Babaannem şimdi yürüyor hatta pazardan alışveriş yapıp yemek pişiriyor. doktorlar bu nasıl bir ihmal hem şeker hastası birini ateşle bekletip felç olmasına sebep oluyorlar hemde felçin ilk haftasında yürüyebilmesi için yapılması gereken fizik tedavisini yapmadıkları halde 2 hafta para kazanmak için hastanede tutuyorlar. Raporlarını tutuyorum Türkiyeye gelir gelmez dava açacağım.
SAYIN KOŞU YOLU HASTANESİ PERSONELİ, SİZE HAYVAN BİLE TESLİM EDİLMEZ. SAKIN BAYTARLIĞA KALKIŞMAYIN, BECEREMEZSİNİZ!!!
İts place has been chanched or here is wrong place
Real place is about few km
Yanlış yer Google'da. ..bazen km kala kartal tarafta